Mâna Alemi Neresi? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir Değerlendirme İstanbul’un yoğun trafiğinde sabah işe giderken, her gün aynı manzaralarla karşılaşıyorum. Yoğun kalabalık, farklı insanların kaybolduğu bir derya gibi. Kimi gergin, kimi rahat, kimi ise hayattan vazgeçmiş gibi… Fakat bir noktada hepsi bir araya geliyor; “Mâna Alemi” bu kadar farklı insanın bir arada yaşadığı, etkileşimde bulunduğu, farklılıkların ve benzerliklerin harmanlandığı bir dünya. Ama acaba “Mâna Alemi” sadece kelime anlamıyla bir yer mi? Yoksa toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlarla şekillenen, zengin bir anlam dünyasına sahip bir alan mı? Bu yazıda, İstanbul’da ve Türkiye’de çeşitli toplumsal kesimlerin…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Mucizatı Ahmediye Kaçıncı Mektup? Bir Genç Yetişkinin İçsel Yolculuğu İstanbul’un kalabalık sokaklarında, işten çıkıp eve doğru yürürken bir anda kafamda yankılanan bir soru: Mucizatı Ahmediye kaçıncı mektup? Geçenlerde bir arkadaşım bahsetmişti, o günden beri de kafamı kurcalıyor. Hani, “ne yapıyorsun?” sorusuna “günümüzü yaşıyoruz işte” cevabını verdiğimiz o dönemde, bir de üzerine böyle derin bir sorunun düşmesi normalde kafamı karıştırırdı ama şimdi değil. Çünkü insan bazen bilinçli olarak derinlere inmeye karar verir. İşte bu yazı da tam o anda başladı. Gelişen bir iç yolculuk. Mucizatı Ahmediye’yi ve içerdiği derin anlamları düşünürken kendimi de bulduğum bir keşif süreci. Peki, bu soruya gerçekten…
Yorum Bırakİftarda Ne Yenmez? Felsefi Bir Bakış Hayatın ritmi içinde, günlük alışkanlıklarımız çoğu zaman fark etmeden etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi sorularla karşı karşıya bırakır bizi. İftar vakti geldiğinde sofraya oturduğumuzda bile, “Ne yenmeli? Ne yenmemeli?” sorusu sadece bir damak tercihi meselesi değildir; aynı zamanda değerler, bilgi ve varlık üzerine düşünmemizi sağlayan derin bir felsefi tartışmadır. Mesela, bir dostunuz size, “İftarda et yemek sağlıklıdır” dediğinde, siz bunu sorgulamadan kabul eder misiniz? Yoksa beslenme biliminden etik kaygılara, dini ve kültürel normlardan bireysel sağlığa kadar farklı perspektifleri tartarak mı yanıt verirsiniz? İşte, iftarda ne yenmeyeceği sorusu, yalnızca mutfakta değil, zihnimizde de bir…
Yorum BırakKimler Nazardan Etkilenir? Nazar, halk arasında “göz değmesi” olarak bilinen, bir kişinin başka birini istemeden kötü etkileyebilmesi durumu olarak tanımlanır. Herkesin bir şekilde duyduğu, ama bilimsel açıdan pek de net bir şekilde açıklanamayan bu konu, hala birçok kişinin hayatında önemli bir yer tutuyor. Peki, kimler nazardan etkilenir? Nazar gerçekten var mı, yok mu? Bir araştırmacı olarak bu sorulara farklı bir açıdan bakmayı ve bilimin ışığında bu fenomeni anlamaya çalışmayı seven biri olarak, hem merak uyandırıcı hem de anlaşılır bir şekilde bu konuyu ele alacağım. Nazar ve Psikolojik Etkiler: Gözler Gerçekten Büyüler mi? Birinin başarılarına ya da sahip olduğu şeylere bakıp…
Yorum BırakKahve Nasıl Köpüklü Olur? – Sadece Biraz Sabır ve Sihir Gerekiyor İzmir’de, sabahları güne başlamak için en iyi yol nedir, derseniz, ben size kesinlikle “kahve” derim. Ama sadece sıradan bir kahve değil, köpüklü bir kahve. Hani o kremamsı, başını kaldırıp bakarken sanki size bir gülümseme atan, içtikten sonra da huzur veren kahve. İşte o kahve. Ama nasıl köpüklü olur, sorusu işte buradadır. Yani, biz bu kahveyi köpüklü nasıl yaparız, biraz buna değinelim. Gelin, kahve nasıl köpüklü olur, bunu biraz eğlenceli bir şekilde çözmeye çalışalım. Kahvenin Köpüğü: Kimin Hayaline Girmedi Ki? Kahve içmenin keyfi bir yere kadar, ama bir de o…
Yorum BırakKadın Barı Kaç Kilo? Ve O İnsanın Yıldızının Parladığı O An… Yine bir akşam, şehrin telaşından sıyrılmak için arkadaşlarla buluşmak üzereyim. Her şey mükemmel, ama bir şey eksik: O atmosfer! Bizim grubun adı ne de olsa “sohbeti bol, kahkahası tavan” olmalı! Bunu sağlayan şey ne? Tabii ki de bir kadının barı! Hadi gelin, bir çay molası verip, Kadın Barı’nın gerçekten kaç kilo olduğunu tartışalım. Hem de biraz mizah, biraz kafa karışıklığı ve biraz da içsel muhasebe ile… Kadın Barı: O Nedir, Nasıl Bir Şeydir? İzmir’de yaşıyorum, ama bu kadına dair her yerde bir “bar” var! Şehri gezerken, bir kafe, bir…
Yorum BırakÖğrenmenin Dönüştürücü Gücü: “İlmi” Kavramına Pedagojik Bir Bakış Eğitim, yaşamın her alanında dönüştürücü bir güç olarak karşımıza çıkar. İnsan zihni, merakla beslenen bir evrimsel mekanizma gibi, bilgiye eriştikçe büyür, olgunlaşır ve çevresine anlam katacak şekilde şekillenir. Bu bağlamda, “ilmi” kelimesi sadece bilgi ya da öğrenme eylemiyle sınırlı kalmaz; derin bir kavrayış, eleştirel sorgulama ve yaşam boyu süren bir öğrenme yolculuğunu temsil eder. Sözlük anlamıyla ilmi, bilimsel, bilgiye dayalı veya öğrenmeye ait olan anlamlarını taşır; ancak pedagojik perspektiften bakıldığında, bu kavram bireyin kendini ve çevresini dönüştürme kapasitesiyle doğrudan ilişkilidir. Öğrenme Teorileri ve İlmi Kavramı Öğrenme süreçlerini anlamak için önce temel öğrenme…
Yorum Bırakİğrenç İngilizce: Edebiyatın Mercek Altında Dili Edebiyatın büyüsü, kelimelerin ve anlatıların dönüştürücü gücünde yatar. Her metin bir evren, her cümle bir kapıdır; okuyucu ise bu kapılardan geçerken kendi dünyasını yeniden keşfeder. Kelime seçimleri ve anlatı teknikleri, bir metnin hem estetik hem de duygusal dokusunu şekillendirir. İngilizce, dünya edebiyatında hem büyüleyici hem de bazen “iğrenç” olarak tanımlanabilecek bir çeşitlilik sunar; burada “iğrenç” terimi, dilin rahatsız edici, grotesk ya da ironik yanlarını ifade eder. Peki, edebiyat perspektifinden baktığımızda iğrenç İngilizce neyi ifade eder ve bu tür kullanımlar metinleri nasıl dönüştürür? İğrençliğin Edebiyattaki Temsilleri Edebiyat tarihinde “iğrenç” tema, genellikle grotesk karakterler ve rahatsız…
Yorum BırakE-tebligat Gelince Eve Tebligat Gelir Mi? Kayseri’nin soğuk bir kış akşamında, pencere kenarından dışarıyı izlerken, zihnimdeki düşünceler birbirini takip ediyordu. 25 yaşındayım ve genellikle duygularımı saklamam. Eğer bir şey beni üzüyorsa, onu hemen anlatırım; içimdekileri tutmak bana göre değil. O yüzden yazı yazmak, günlük tutmak benim için hep bir rahatlama şekli oldu. Bugün de günlüğümde bir şeyler karalamak için oturdum, çünkü bir soru kafamı kurcalıyordu: E-tebligat gelince eve tebligat gelir mi? — Bir Akşam E-tebligat, Bir Gözüme Takılan Sorular Bir hafta önce, bankadan gelen bir mesaj beni uyandırmıştı. Her zaman olduğu gibi bir mesaj geldiğinde, “Hesap hareketlerinize dair bilgilendirme” yazısı…
Yorum Bırak75 İlimiz Neresi? Türkiye’nin Zengin Coğrafyasını Keşfederken Türkiye’nin Coğrafi Çeşitliliği ve 75 İlimiz Bir sabah, kahvemi yudumlarken birden aklıma geldi: “75 ilimiz neresi?” Bu soruyu sormak belki çok sıradan olabilir, ama düşündüğümde Türkiye’nin her bir köşesinin farklı bir hikâye sunduğunu fark ettim. Ekonomi eğitimi aldım ve veriyle uğraşmayı seviyorum, ama işin asıl keyifli tarafı bu verileri insan hikâyeleriyle harmanlayabilmek. Türkiye’nin 75 ilini merakla keşfetmek, aslında kendi yolculuğumda bir anlamda geçmişe, çocukluk yıllarıma gitmek gibiydi. Hatırlıyorum, Ankara’da büyürken okullarda, şehirler arası tatil köylerine gittiğimizde o şehirlerin sahip olduğu farklılıklar beni her zaman etkilerdi. Ancak, 75 ilimizin neresi olduğunu bilmek ve anlamak…
Yorum Bırak